Astrolojide büyük Önemi olan mınta-kada her burcun müsellesât, vücûh, bü­yüt, şeref, hubût ve hudûd denilen nite­likleri vardır. Müsellesât On iki burç birbirini kesen eşke­nar üçgenler oluşturacak şeki!d.e birleşti­rilmiş ve meydana gelen dört üçgenden her biri anâsır-ı erbaadan birine bağlan­mıştır; yani o unsuru bu üçgenin etkiledi­ği kabul edilmektedir. Ayrıca her üçgene biri gündüz, biri gece olmak üzere yedi gezegenden ikisi hâkim yıldız olarak tah­sis edilmiş, bir diğeri de refakatçi sıfatı ile bu ikisine bağlanmıştır, Gruplandırma şöyledir:

Vücûh veya Suver 30'ar derece olan on iki burcun her biri üçe bölünmüş, böylece 10'ar derecelik otuz altı kısım elde edil­miştir; bunlara vücûh veya suver denir. Bu isimler doğuşları aynı zamana rastla­yan burçları ifade eder. Aslında bunlar Babilonyalı Teukros'un "paranatellonta"-lanndan başka bir şey değildir; Ebû Ma'-şer el-Belhî ve diğer müslüman âlimler de bunu aynen almışlardır. Otuz altı kısmın her birine bir gezegen karşılık gelir. Me­selâ Koç burcu üçe bölünür ve ilk kısmı Mars'a, ikinci kısmı güneşe, üçüncü kısmı Venüs'e verilir. Nasîrüddîn-i Tûsî Muh­tasar iî Hlmi't-tencîm adlı astroloji kita­bında bazılarının bir burcu dokuza böldüğünü söyler. Bu bölümleme Batlamyus'ta yoktur, astrolojiye sonradan gir­miştir. Yine Tûsî aynı eserinde burçların on ikiye bölündüğünü de söy­ler.

Büyüt ([domicilia veyadomusj "evler"). Ay ve güneş birer burcun, diğer gezegen­ler ikişer burcun hâkim yıldızıdır.

sındaki hubûttur (derectia). Gezegenle­rin şeref ve hubûtlan şöyledir:

Batlamyus'un Tetrabiblos'undan alı­nan bu listede Aslan'dan Akrep'e kadar olan burçlar gündüz, diğerleri gece büyûtudur. Astrolojide gündüz saatlerinde gündüz büyutlannda, gece saatlerinde gece büyutlannda bulunan gezegenlere büyük bir güç atfedilir.

Şeref-Hubût. Astrolojik açıdan geze­genler en etkili zamanlarına belli bir burç derecesinde ulaşır; bu noktaya "şeref" (ism-i tafdiii "eşref, altitudo) denir (halk arasında "eşref saat"). Etkinin en az oldu­ğu nokta ise şeref noktasının tam karşı Ebû Ma'şer'den itibaren birçok müs-iüman astrologu Grek astrologlarından farklı olarak ayın düğüm noktalan için de şeref ve hubût dereceleri hesaplamıştır.

Hudûd (|fines, terminusj "sınırlar"). Güneş ve ay dışındaki beş gezegenden her biri on iki burç üzerinde belli bir ala­na sahiptir. Bu alanlara "hudûd" adı veri­lir. Nasîrüddîn-i Tûsî bu alanların sınırları hakkında çeşitli anlaşmazlıkların bulun­duğunu ve en geçerli sistemin Mısır'da ka­bul edilen olduğunu söyler.

Ric'î Hareket. Bettânî'de "hareketü'l-kevâkibi's-sâbite" ve daha sonraki yazar­larda "mubâderatü nuktati'l-i'tidâl" ola­rak geçen ekinoksların presesyonuna (ge­ceyle gündüzün eşitlendiği ekinoks nokta­larının gerilemesi) "takaddüm-i i'tidâleyn" de denilir. Presesyon yerin ekseninin ku­tup çevresinde ağır ağır salınım yapması, yani yerin dönerken hafifçe yalpalaması-dır. Bu hareket sonucunda itidal nokta­ları doğuya doğru yavaş bir şekilde geri­ler ve ilkbaharın başlangıcı yılda yaklaşık 50" 27'" batıya kayar. Hareketin periyodu yaklaşık 2S.868 yıldır. Bu hareket ayrıca belirli aralıklarla kutup yıldızının da de­ğişmesine sebep olur. Zamanımızda ku­tup yıldızı küçük ayı (ursa minör) takım yıldızının Polaris yıldızıdır. Milâttan önce 13.000'lerde kutup yıldızı Vega ve 3000'-lerde Draconis idi; milâttan sonra 7600 yılına doğru Alderamin, 13.600'e doğru yine Vega olacaktır. Ekinoksların preses-yonu yani ric'î hareket, yıldızlara ilişkin tesbitlerini kendisinden İSO yıl önce ya­şamış olan Timocharis'in tesbitleriyle kar­şılaştıran Hİpparchos (ö. m.ö. 190-120) tarafından keşfedilmiştir. Hİpparchos bu hareketin yılda 36" olduğunu var sayar. Batlamyus da (m.s. 11. yüzyıl) Hiparchos'un bu hareket için verdiği değeri benimse­miş ve bunun 100 yılda 1 ° veya bir yılda 36" olduğunu tesbit etmiştir. Bu da gö­ğün tutulum dairesinin (ekliptik) kutbu etrafında 36.000 yıllık bir devrede sürekli dönmesi anlamına gelir. Batlamyus'un bu kabulüne karşılık İskenderiyeli Theon (m.s. IV. yüzyıl), bu hareketin güneş küre­sinin düğüm noktalan etrafında bir salı-nımı olduğunu var sayıyordu. Buna göre presesyon hareketinin en yüksek değeri düğümün 8° doğu veya batısındadır ve her seksen yılda 1 derecelik yer değişimi olur. Geriye doğru olan bu yer değişimi 2560 yıl sonunda başladığı noktaya geri döner. Theon'un bu görüşü Hindistan'da kabul edilmiş ve bu yolla İslâm dünyasına geçmiştir. Sabit b. Kurre'ye göre bu dev­renin uzunluğu 4171 1/2 yıldır. Ancak Bettânî. Theon'un bu var sayımını red­detmiş ve kaymanın altmış altı yılda 1° olduğunu bularak geri dönüşün 23.760 yılda gerçekleştiğini hesaplamıştır.

Meyil. Ekliptik ve ekvator düzlemi ara­sında oluşan açıdır; buna "el-meylü'1-kül-lî" de denir. Ekliptiğin ekvator düzlemini kestiği iki noktadan yaz dönencesi deni­len kuzeydeki Yengeç burcunun, kış dö­nencesi denilen güneydeki Oğlak burcu­nun başlangıcında yer alır. İslâm dünya­sında ekliptiğin meyline ilişkin çok sayıda gözlem yapılmıştır. İbn Yûnus 778-786 yılları arasında gerçekleştirilen ilk gözlem­den söz eder ve bulunan meylin 23° 31' olduğunu söyler. Bettânî de Rakka'da yap­tığı gözlemierde güneşin zenitteki (sem-tu'r-re's) en yüksek mesafesini 39° 36', en düşük mesafesini 12° 26' ve ekliptiğin meylini de 47°10  23° 35' olarak tesbit etmiştir.        

TDV İslâm Ansiklopedisi

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Güvenlik kodu
Yenile

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net