Meme Kanseri ve Tedavi Aşamaları


Günümüzde erken teşhis sayesinde tedavi edilebilir hastalıklar grubuna giren meme kanseri, tüm gelişmelere rağmen kadınlar tarafından yeterince tanınmadığından hala en çok korkulan hastalıkların başında gelmektedir.

“Dokunursam bir şey hissedersem” korkusu ile kadın çoğu kez kendi kendini muayene etmekten bile kaçınmakta, hissedilen herhangi bir sertlik aile bireylerine iyice büyümeden söylenmemekte ve bazen de sorun başkalarıyla paylaşılsa bile “boşver önemli bir şey yoktur” deyip geçiştirilmektedir.

Meme kanseri korkulduğu kadar tehlikeli değildir, eğer zamanında tespit edilmiş ve gerekli müdahaleler yapılmışsa bu hastalıkla başa çıkmak mümkündür.
Meme Kanseri İle İlgili Sayısal Bilgiler

Meme kanseri kadınlarda en sık rastlanan kanserdir. Her 8 kadından 1'i bu hastalıktan etkilenmektedir. Meme kanseri sık rastlanan bir hastalık olmasına rağmen günümüzde gelişmiş tanı yöntemleri hastalığın erken teşhiş edilmesini sağlamaktadır.

Ayrıca memede hissedilen her sertlik kanser değildir. Memesinde sertlik-kitle olan her 10-11 kadından sadece 1'inde meme kanseri görülmektedir. Toplumda yaklaşık 100 kadından  13′ünde meme kanseri görülmektedir.

Meme kanserinin en sık rastlandığı yaşlar 25-55 yaş grubudur. Bu grup özellikle yakın takip altında tutulmalı , hastalar da kendi kendine meme muayanesi ile meme dokularını kontrol etmelidirler.

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri basit yapılı tek bir hastalık değildir. Daha çok özel durumlar ve değişiklikler zinciridir. Bütün meme kanseri türleri birkaç hücrenin kontrol dışı büyümesiyle başlar. Bu ortak bir özelliktir. Normal dışı hücre çoğalması genelde hızlıdır ve vücut enerjisini çalar. Çoğalan hücre yığını tümör olarak adlandırılır. Her tümör kanser olacak diye kesi bir şey yoktur. Pek çok tümör kanserleşmez, yayılmaz, hayatı tehdit etmez, büyümesini sadece kendi alanında sürdürür. Bunlar halk arasında iyi huylu tümörler olarak bilinir. Kanserleşen yapılar sadece bulundukları alanda büyümekle kalmaz, çevre dokulara ve uzak organlara yayılabilirler.  Diğer organların faaliyetlerini bozarak hayatı tedit ederler.

Kadının hayatının herhangi bir döneminde, çeşitli etkilerle, meme bezi içinde, meme bez gruplarında ( lob ) veya süt kanallarında hücre artışı meydana gelir. Başlangıçta bu hücre artışı iyi huylu bir değişikliktir, çoğalan hücreler meme bezinde köken aldıkları hücreler benzerler. Bu değişikliğe hüperplazi adı verilir. Zaman içinde hücreler değişiklik geçirerek köken aldıkları hücrelere benzememeye başlarlar. Bu duruma atipik hipreplazi adı verilir.  Bu hücrelerin birkimi meme kanserine neden olur.

1. Hiperplazi

Hücreler süt kanalı içinde zararsız bir şekilde artış göstermiş.

2. Atipik Hiperplazi

Hücreler olağan görüntülerini kaybetmiş hala iyi huylu yapı.

3. İn Situ Kanser

Atipik hücreler kanalı doldurmuş. Artık kanser oluşumu başlamış. Yayılım yok.

4. İnvaziv Karsinom

Artık hücreler kanalın veya meme lobunun sınırlarını aşmış çevre dokuya yayılmaya başlamış.  Bu gelişim en çok meme kanallarında ortaya çıktığından, en çok rastlanan meme kanseri türü invaziv duktal karsinomdur.
Risk Faktörleri

Bazı kadınlarda meme kanseri ile karşılaşma ihtimali genetik yatkınlık ve bazı çevre faktörleri nedenniyle daha fazladır. İşte bazı risk faktörleri;

  • * Ailede meme kanseri görülmüş olması
  • * Hormon değişiklikleri
  • * Adetin erken yaşta başlaması veya geç menopoza girmek
  • * Geç doğum yapmak, hiç doğurmamak
  • * Aşırı yağlı beslenme, aşırı kilolu olma
  • * Çok iri meme dokusu
  • * Daha önceden meme kanseri görülmüş olması
  • * Aşırı alkol kullanımı
  • * Stres


Bunlar kanser görülme risklerini yükselten noktalardır.

Erkekte Meme Kanseri

Bazı hastalıklar kaynaklandıkları temel özelliklerden dolayı genellikle bir cinste daha fazla görülürler. Meme kanseri de bunlardan biridir. Ancak erkekte östrojen hormonunun yükseldiği durumlar meme kanserine sebeb olabilmektedir. Erkekte meme kanseri nadirdir ancak hızlı ilerleyebilir.

Özellikle yoğun alkol kullanma alışkanlığı veya kronik karaciğer problemi olanlarda meme kanseri daha sık görülebilmektedir. Meme dokusunda en ufak bir değişiklik hisseden erkek bunu derhal uzmanına başvurarak değerlendirmelidir.

Meme Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Meme kanserinde temel tedavi metodu cerrahi ile kanserli dokunun memeden uzaklaştırılmasıdır. Meme kanseri tedavisinde kullanılan cerrahi yöntemler;

1.Lumpektomi

Sadece kitlenin alınmasıdır. Koltuk altındaki lenf bezleri ikinci küçük bir kesiden girilerek temizlenir. Küçük kitlelerde koltuk altındaki lenf bezlerinin özel bir boya ile işaretlenmesiyle kanserin yayılması muhtemel ilk lenf bezi saptanabilmektedir. Seçilmiş hastalarda bu bez tek başına çıkarılmakta, bezde kanser yayılımı saptanmazsa koltuk altındaki diğer lenf bezlerine dokunulmamaktadır.

2. Parsiyel Masketomi

Memede hastalıklı bölgenin alınmasıdır. Memede saptanan kanser kitlesi 2-3 cm’den büyük değil ancak sınırları tam olarak tespit edilemiyorsa kitlenin genişçe bir çevre dokusu ile beraber çıkarılması tercih edilir. Bu ameliya yine koltuk altı lenf bezlerinin cerrahi olarak örneklenmesi veya temizlenmesi eklenir.

3. Modifiye Radikal Masketomi

Meme dokusunun koltuk altıyla beraber alınmasıdır. Masketomi kelime anlamı olarak meme dokusuna cerrahi olarak müdahale etmek ve tümünü veya bir kısmını almaktır. Önündeki tamlamalar yapılan işlemin botunu belirtir.

4. Radikal Masketomi

ileri evre meme kanserlerinde meme dokusuyla birlikte çevre dokunun çıkarılması işlemidir. Kas dokusu yerinde bırakıldığı için hasta talep ettiğinde yeniden meme yapma ( rekonstrüksiyon ) cerrahisi kolay olmaktadır. Cerrahi tedaviye ek olarak kemoterapi, radyoterapi ve hormon tedavisi de uygulanbilir.

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Güvenlik kodu
Yenile

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net