Teozofi, mistik ve okültist felsefelerden oluşan bir derlemedir. Özellikle kuşanlığın doğası ve evrenin menşei, amacı hakkındaki hayat ve doğanın varsayılan gizemleri hakkında doğrudan bilgi sahibi olmayı istemektedir. Theosophy, eski bilginin gizli bilginin veya bilgeliğin aydınlanmaya ve kurtuluşa bir yol sunduğuna inanan Batı ezoterizminin bir parçası olarak düşünülür.

Teosofi teos, "Tanrı" ve sophia, "ilahi bilgelik" anlamına gelen "bilgelik" i bir araya getiren Yunan teosofisinden gelmektedir. 19. yüzyılın sonlarından itibaren, teosim terimi, genellikle Helena Blavatsky, William Quan Hakim ve Henry Steel Olcott tarafından New York City'de 1875 yılında kurulan Theosophical Society'nin dini-felsefi doktrinlerine atıfta bulunmak için kullanılmıştır. Blavatsky'nin önemli eseri The Secret Doctrine (1888), modern tezyolojinin temel eserlerinden biriydi. 2015 yılı itibariyle, Theosophical Society'nin soyundan gelen veya onunla ilişkili kuruluşların üyeleri, dünya çapında 52'den fazla ülkede faaliyet gösteriyorlardı. Modern teolojik felsefe, diğer mistik, dini hareketler, felsefi ve kültürel farklılıkların ortaya çıkmasını ya da etkilenmesini sağladı.

İlkeleri

Teozofi kurumu üç ilkesini şöyle açıklar:

    İnsanlığın evrensel birliği için ırk, renk, inanç ve cinsiyet ayrımı yapmamak.
    Din kuralları, felsefe ve bilim sınırlarının ötesinde çalışabilmek.
    Doğanın keşfedilmemiş yönlerini ve insanın bilinmeyen yönlerini araştırmak.

Üyeleri ve dalları

Batı teozofisinin kurucusu, daha doğrusu teozofiyi Batı'da kurumsallaştıran kişi H. P. Blavatsky'dir. Teozofi Cemiyeti'ne üye olan ünlü isimlerden bazıları Thomas Alva Edison, talyum elementini keşfeden William Crookes, sonradan antropozofiyi kuran Rudolf Steiner'dir. Batı Teozofisi'nin günümüzdeki sözcüleri birbirlerinden farklı görüşleri dile getirmekteyseler de Batı teozofisi esas olarak iki kola ayrılmış durumdadır: Bu iki teozofik sistemden biri Annie Besant tarafından, diğeri C.W. Leadbeater tarafından belirlenmiştir. Her ikisinde de ruhun gelişimi ilke edinilmekle birlikte monoteist dinlerdeki tek tanrı inancı yoktur. Daha doğrusu, “varlık birliği” görüşü kabul edilir.

Hint teozofisi

Batı teozofisi gibi “varlık birliği” görüşüne sahip olan Hint teozofisi, Batı teozofisine kıyasla daha karmaşık ve anlaşılması güç bir felsefeye sahiptir. Hint teozofisinde Batı teozofisinde rastlandığı biçimde belirgin bir ruh ve madde ikilemi yoktur. Hint teozofisine göre dünyada yaşayan bir insan, üçü semavi, dördü dünyevi olmak üzere 7 unsurdan oluşur. Atma ya da atman (tasavvuftaki zat), manas (nefs) ve buddhi’den (sezginin kaynağı olan ruhani unsur) oluşan semavi ya da “yüksek trinite” gelişmek, mükemmel hale gelmek için dünyaya iner. Varlık dünyaya indiğinde bu semavi ya da yüksek trinite, linga-sharira (süptil beden), prana (hayati unsur), kama (hayvansal nefis) ve sthula sharira’dan (fiziksel beden) oluşan "dünyevi dörtlü"yle birleşir. Ölümsüz “yüksek trinite” dünyada pek çok yaşam geçirdikten sonra sonunda devachan adlı cennete gider ki, orası onun zaten asli vatanıdır. Kısaca, Hint teozofisine göre “yüksek trinite” hem insandır, hem ruhtur, hem Tanrı’dır.

Ek bilgi

Teosofi de denilen Teozofi, bir başka tanımlamayla, tüm din ve inançların "İlahi"yi bulmak, ulaşmak için olduğunu öngören ve böylece her din ve inancın hakikatın bir bölümüne sahip olduğunu ileri süren düşünceler bütünüdür. Günlük kullanımda ve teozofi anlayışı dışında ise genelde mistizm ve meditasyon temellerinde kurulmuş, hakikatin böyle elde edilebileceğine inanan felsefelere verilen isimdir.

Teosofi, tutarlı bir düşünce sistemi olarak, Helena Petrovna Blavatsky'nin çalışmalarından geliştirilmiştir. Henry Steel Olcott, William Quan Judge ve diğerleriyle birlikte Blavatsky, 1875'te Teosofi Derneği'ni kurmuştur.

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net