Tung-Mao çok yoksul biriydi. Bir gün birisi kendisine bir yumurta hediye etti. Adamcağız, değerli hediyeyi eşine göstermek için hemen eve koştu. Sevinç içinde, "Şuna bak!" diye bağırdı. "Sonunda zengin olabileceğiz."
Eşi:
"Hediye fena değil ama onun sayesinde nasıl zengin olabileceğimize aklım ermiyor." diye söylendi.
Tung Mao:
"Sende de hiç akıl yok." diye dudak büktü. "Bak hem de nasıl zengin olacağız. Bu gece yumurtayı komşunun tavuğunun yumurtaların arasına koyacağım."
"Civcivler çıktığı zaman dişi olanlarından birini seçip alacağım. Bu dişi civciv büyüyüp tavuk olacak ve bir sürü yumurta yumurtlayacak. Bu yumurtalar sayesinde bir sürü tavuğum olacak. Onlar da yumurtlayacaklar, tavuk sayısı daha da artacak. Çok geçmeden o kadar çok yumurtamız ve tavuğumuz olacak ki, bunların satışından kazanacağımız parayla bir inek alabileceğiz. Bu inek yavrulayacak, yavrular da büyüyüp inek olacaklar. Birkaç yıla kalmadan bu inekler ve buzağıların satışından o kadar çok para kazanmış olacağız ki, bir ev ile tarlalar, satın alacağız. Paranın üçte ikisini ev ile tarlalara ayırmak niyetimdeyim, üçte biriyle de elbiseler, ev eşyası ve buna benzer şeyler alırız. Daha bir miktar param kalırsa genç ve güzel bir hanım hizmetçi de tutarım."
Karısı, isyan dolu bir sesle:
"Ne!" diye bağırdı. "Bir hizmetçi tutacaksın ha, üstelik genç ve güzel bir hanım, öyle mi? Buna katiyen razı olmam. Senin niyetin bozuk."
Ve yumurtayı adamın elinden kaptığı gibi yerde tuzla buz etti.

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Güvenlik kodu
Yenile

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net