Muhammed Abduh (Arapça: محمد عبده) (Nil Deltası, 1849 - İskenderiye, 11 Temmuz 1905) Yılları arasında Yaşamış, İslam Modernizmi kurucusu sayılan Mısırlı bir hukukçu, din bilgini ve liberal reformcu. Babası Abduh Hayrullah olup bir türkmen ailesine bağlıdır. İlk öğretimini doğduğu köydeki Sıbyan okulunda başlamıştır. Daha sonra Tanta’da Veliahmet Bedevi Camiindeki Medresede ders görmüştür. Medreese eğitiminden sonra Şeyh Derviş adındaki bir zattan tasavvuf ve ahlak dersleri almıştır.Abduh 1866’da Camiü’l-Ezher’de okudu. Hocaları Ahmet Rufâî, Abdurrahman Uleyş ve Hasan’üt-Tâvil’dir. Camiü’l-Ezher’de tasavvufa merak sarmıştır. 12 yıl Ezher’de kaldıktan sonra mezun olmuştur. Abduh, 1878’de ;Dâru’l-Ulûma hoca olmuştur. 1872’de Mısır’a gelmiş olan Afgânî ile tanışmış onun sohbetlerinden istifade etmiştir.Serbest düşüncesi ve yeni fikirleriyle tanınan Abduh artık gazetelerde içtimaî ahlaki konularda yazmaya başlamıştır. 1882 yılında başlayan Arabi ayaklanmasının bastırılması sonucu İngilizler tarafından üç yıl Beyrut’a sürülmüştür. Abduh, bu  isyandan sonra Paris’e giderek üstadı Afganî ile bir araya gelmiş ve Urvetü’l-Vüskâ adlı bir dernek kurmuş ve aynı adda bir dergi çıkararak derneğin fikirlerini yaymışlardır. Daha sonra mali imkansızlık sebebiyle gazete kapatılmak zorunda kalınmış Efgânî İran’a ve Abduh’ta Beyrut’a dönmüştür. 1885’te Beyrut’a geldikten sonra  siyasetten el çekmiştir. Orada alim ve muallim olarak yaşamıştır. Beyrut’ta camii dersleri yanında, Sultaniye Mektebinde de ders vermiştir. Beyrut’taki ilmi çalışmaları sırasında din derslerini Risâletü’t-Tevhîd adıyla yayınlamış ve Şerif Radiyyî’nin Nehcü’l-Belağa’sını şerh etmiştir. Yine Bediüzzaman Hemedani’nin Makamât’ına şerh yazmış ve Kur’an’ın bazı sûrelerini tefsir etmiştir. Efgâni’nin Dehriyyün risalesini Arapçaya çevirmiştir. Daha sonraları Ezher idare meclisinde, şura meclisinde ve evkaf idaresinde vazife almıştır. Bu sıralarda meşhur Cemiyyet-i Hayriyye’i İslâmiyye’yi kurmuştur. Bu görevlerden sonra Binha, Zekâzik ve Abidin kadılıklarında bulundu daha sonra ise İstilaf Mahkemesinde müsteşar oldu. Hayatının son dönemlerinde Mısır müftüsü iken, kendi tabiriyle “hastalar yuvası” olan Ezher’i ıslah etmeye uğraştı.56 yaşında iken İskenderiye’de 1905 yılında vefat etmiştir.

Muhammed Abduh, tefsir haricinde, tasavvufa dair eserler de vermiştir. Ona tasavvufi-felsefi bir anlayış veren ve dini ıslahat yapma gücü kazandıran Celâleddin Afgânî olmuştur. Serbest düşünce ve yeni fikirleriyle siyasete atılmış içtimaî-ahlaki konularda da çokça yazılar yazmıştır.

Muhammed Abduh, “hayatım boyunca iki şey için uğraştım” der. Bunları şöyle sıralar:

1-Düşünceleri fikir taklidinden kurtarmak, dini gerçek yönüyle anlayarak selef-i salihin gibi olmak, müspet ilmin İslamdaki üstün yerini belirtmek, Batının terakkisine yetişmek için müslümanları gayrete getirmek ve müslümanları batının sömürüsünden kurtarmak.

2- Arap dilinin üslubunu düzeltmek, yazıyı anlaşılmazlıktan-sıkıcılıktan kurtarmak.