ARİSTİPPOS (İÖ 435-355)

Eski Yunanlı bilge. Sokratesçi Kyrene Okulu’nun ve Hedonizm’in kurucusudur.

Kuzey Afrika’da, Kyrene’de doğdu, aynı kentte öldü. Oldukça varlıklı bir ailedendi. Gençliğinde felsefeye duyduğu ilgiyle Atina’ya gitti, önce Sofistler’ in çevresine girdi. Dönemin en etkili sofisti Protago-ras’la tanıştı, sonra Sokrates’in yakın arkadaşı ve öğrencisi oldu. Ailesinin sağladığı olanaklarla geçim kaygısı çekmeden, gönlünün uyarınca yaşamaya, yaşamın tadını çıkarmaya koyuldu. Benimsediği yaşama biçimi, sonradan, düşüncelerinin oluşmasında ve felsefeyle ilgili sorunlara çözüm aramasında belirleyici olmuştur.

Ahlak

Aristippos felsefeye yaşama biçiminden kaynaklanan ahlak sorunlarıyla yaklaşır. Onun düşünce evreninin başlıca alanı kişinin güncel yaşamını düzenleyen, yaşamına biçim kazandıran, davranışlarını belli görüş ilkelerine bağlayan ahlaktır. Ahlak soyut görüşlerden oluşan ve yalnız düşünce evreninde davranışları biçimlendiren bir bilgi varlığı değil; yaşama uygulanan, yaşama ortamına kurallar getiren bir öğretidir. 3u öğretinin ereği de, özü de kişinin mutluluğudur. Mutluluk ise önce birey için, sonra bireylerden oluşan toplum için söz konusudur.Bireylerin üstünde, bireylere egemen olan bir toplumda, mutluluk düşünülemez. Mutluluk, bir davranıştan kaynaklanması nedeniyle tabanı oluşturan bireyden, tavanı kuran topluma doğru, aşağıdan yukarı aşama aşama yükselir. Bu nedenle ahlakın özünü mutluluk sorunu oluşturur.

Aristippos mutluluk sorununa Sokratesçi bir anlayışla yaklaşır; mutluluğun sağlanmasında duyu verileriyle akıl ilkeleri arasında bir bağlantının kurulması gereğine inanır. Duyu verileriyle j ilgili görüşünün kaynağı sofistler ve özellikle Protagoras’m öğretisi, us ilkelerine dayalı düşüncesinin odağı da Sokrates’in felsefe anlayışıdır. Aristippos birbirine karşıt iki görüş arasında bir uzlaştırmadan yola çıkarak kendi kuramını biçimlendirmiştir. Kyrene Okulu’nun kurucusu olan Aristippos’tan günümüze yapıt kalmamıştır. Görüşleri, mutluluk kuramı, kendi yazılarından değil, kızı Arete’nin oğlu, Aristippos’un açıklamalarından öğrenilmektedir. Aristippos’la ilgili bilgileri veren kaynaklara göre, düşünür yaşadığı çağın gelenekçi felsefesine bağlı kalmamış; mantık, fizik konularıyla ilgilenmemiştir.

Aristippos’a göre bilginin tek kaynağı vardır, o da duyulardır. Duyularımız bize çevremizde bulunan nesnelerin bilgisini verir. Bizim algıladığımız nesnenin kendisi değil, bize gelen izlenimleri, duyularla sağlanan duyumlardır. Duyularımız bize nesneleri oluşturan nedenleri bildiremez, yalnız nesnenin bize gelen, gene duyularla bize verilen yanını bildirir. Bu yüzden duyumların temei nedenleri “bilinemez” olarak kalır.

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net