Filozof.net

Hüzün Senesi Nedir, Hüzün Yılı Ne Demektir, Senetül Hüzün

Hz. Muhammed'in, peygamberliğinin onuncu yılında (M. 619), müslümanlara müşriklerce uygulanan büyük ambargosundan kurtulduktan sekiz ay sonra, iki büyük acı ile karşılaştılar. Ve büyük kederlere garkoldular.

Hz. Muhammed’in amcası ve koruyucusu Ebu Talib, müşriklerin ambargosundan sekiz ay sonra, seksen yedi yaşında vefat etti (öleceği zaman itimat ettiği Kureyş büyüklerini çağırıp onlara, Muhammed’e yardım etmeleri konusunda bir konuşma yaptı. Hz. Muhammed de amcasına, ölmeden önce İslâma girmesini ısrarla teklif etti. O da: “Halkın, Ebu Talib ölüm korkusundan Müslüman oldu demeyeğini bilseydim arzu ve istemimi yerine getirirdim” dedi. Bu söz üzerine Hz. Muhammed, bu söz üzerine amcasının yanından mahzun bir şekilde ayrıldı. Biraz sonra da Ali bin Ebu Talib babasının ölüm haberini O’na iletti. Ebu Talib’in ölüm haberini alan Hz. Muhammed çok üzüldü ve ağladı. Zira bu amcasını çok sever ve sayardı.

Ebu Talib'in ölümünden sonra Hz. Muhammed, amcasının affı için Allah’a günlerce dua etti. Bunu gören müslümanlar da kâfir olarak ölen yakın akrabaları için dua etmeye başladılar. Bunun üzerine, müşrikler için istiğfar edilmemesi hakkında Tevbe Sûresi'nin 113. âyet-i kerimesi olan: “Müşriklerin cehennemlik oldukları (küfür üzere öldükleri) mü’minlere belli olduktan sonra -bunlar akraba bile olsalar- artık onlar için, ne Peygamberin, ne de mü’mîn olanların mağfiret dilemeleri yoktur” ayetii nâzil oldu.

Ebu Talib’in ölümünden üç gün sonra da Hz. Muhammed'in en büyük dayanağı olan ailesi ve ilk müslüman,
Hatice altmış beş yaşında vefat etti. Hz. Muhammed, bu mübarek eşini bizzat kendi eliyle meşhur Hacun Kabristan’ına defnetti. O zamanlar, cenaze namazı henüz emredilmediği için cenaze namazı kılınmadı. Hz. Muhammed, her zaman onun kabrine giderek onu ziyaret etmeye başladı. Ve onu hayatı süresince hiçbir zaman unutmadı. Ona karşı olan sevgisini her zaman ve her yerde beyan ettiği gibi, onun akrabalarına da daima sevgi gösterip elinden gelen kolaylıkları yaptı.

Mekke devrinin onuncu senesine rastlayan bu iki ölüm hadisesi yalnız Hz. Muhammed'i değil, tüm müslümanları da elem ve kedere garketti. Bu yüzden peygamberliğin onuncu yılına müslümanlar, Senetü’l-Hüzün (Hüzün Senesi) adı verdiler.