Fizyoloji, Canlıların mekanik, fiziksel ve biyokimyasal fonksiyonlarını ve sistemlerinin işleyişini inceleyen bilim dalıdır. Fizyolojiyle ilgilenen bilim insanlarına "fizyolog" denir. Fizyoloji alanında en büyük ödül Nobel Tıp veya Fizyoloji ödülüdür.

Fizyoloji, odak noktası organizmaların, organ sistemlerinin, organların, hücrelerin ve biyomoleküllerin canlı bir sistemde var olan kimyasal veya fiziksel işlevleri nasıl yürüttüğüdür. Alanın büyüklüğü göz önüne alındığında, diğerlerinin yanı sıra, hayvan fizyolojisi (insanlar dahil olmak üzere), bitki fizyolojisi, hücresel fizyoloji, mikrobik fizyoloji (mikrobik metabolizma), bakteri fizyolojisi ve viral fizyolojiye ayrılır.

Fizyolojik işlevlerin anlaşılmasında merkezi olan, kimya ve fizik gibi diğer disiplinlerle entegre doğası, eşgüdümlü homeostatik kontrol mekanizmaları ve hücreler arasındaki sürekli iletişimdir.

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, Kraliyet İsveç İlimler Akademisi tarafından bu alanda önemli başarılar kazananlara verilir. Tıpta, fizyolojik bir durum, patolojik değil, normal vücut işlevinden kaynaklanır ve bu durum, insanlar da dahil olmak üzere hayvan hastalıklarında ortaya çıkan anormallikler üzerine odaklanır.

Hücreden Organizmaya

Canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için beslenme, solunum, dolaşım, boşaltım, üreme gibi yaşamsal faaliyetleri gerçekleştirirler. Tek hücreliler canlılarda yaşamsal faaliyetler tek hücre içerisindeki organeller tarafından gerçekleştirilir.

Çok hücreli canlılarda yaşamsal faaliyetler tek bir hücre tarafından değil hücre toplulukları tarafından gerçekleştirilir. Çok hücreli canlıları oluşturan hücrelerin hepsi aynı yapıda ve görevde değildirler. Canlı vücudunu oluşturan hücreler görevlerine göre farklı özellikler kazanmışlardır. Canlı vücudunu oluşturan hücrelerden bazıları birleşerek üreme görevini, bazıları birleşerek destek ve hareket görevini, bazıları birleşerek besinleri veya çeşitli gazları (oksijen ve karbondioksit) taşıma görevini, bazıları da birleşerek koruma görevini yerine getirirler.

Çok hücreli canlılarda yapı ve görevleri aynı olan hücrelerin oluşturduğu hücre topluluklarına doku denir. Bitki ve hayvanlarda bulunan dokular birbirlerinden farklıdır. Bitkilerin yapısında bulunan dokulara bitkisel dokular, hayvanların yapısında bulunan dokulara hayvansal dokular denir. Çok hücreli canlılarda dokuların oluşmasıyla dokular arasında işbölümü ortaya çıkmıştır. İnsan vücudunda kan, kas, kemik, sinir, yağ, destek, salgı, epitel doku gibi çeşitli dokular bulunur. Her dokuyu oluşturan hücrelerin şekli, görevi, yapısı, büyüklüğü ve dizilişi o dokuya özgüdür. Bir dokunun hücresi ile başka bir dokunun hücresinin şekli, görevi, yapısı, büyüklüğü ve dizilişi farklıdır. Çok hücreli canlılarda aynı yapı ve görevdeki hücreler birleşerek dokuları, dokular birleşerek organları, organlar birleşerek sistemleri, sistemler de birleşerek canlı organizmayı (canlı vücudunu) oluştururlar. İşte tüm bu dizgelerin işleyişi fizyolojinin konusudur.

Hücre → Doku → Organ → Sistem → Canlı (Organizma) (Canlı Vücudu)

Fizyoloji genellikle bitki fizyolojisi ve hayvan fizyolojisi olarak ikiye ayrılarak incelense de, fizyolojinin kuralları hangi canlının çalışıldığına bakılmaksızın evrenseldir. Örneğin, maya hücre fizyolojisinde öğrenilenler insan hücrelerine de uygulanabilir.

Fizyolojini temel özelliği, incelediği sistemlerin durağan değil dinamik olmasıdır. Hücrelerin işlevleri, en yakın çevresindeki değişikliklere bağlı olarak sürekli değişir ve her canlı, gerek temel yaşam biri olan hücrenin iç değişikliklerinden, gerek etkileşim içinde olduğu dış ortamın değişikliklerinden kaçınılmaz biçimde etkilenir. Bu nedenle, fizyolojik tepkimelerden çoğunun temel amacı, iç ortamdaki fiziksel ve kimyasal dengenin korunmasıdır. Bu iç denge, hayvanlarda, canlının iç ya da dış ortamdaki değişiklikleri algılayabilen duyu alıcılarıyla düzenlenir. Bu alıcıların uyarısıyla, kas, böbrekler, karaciğer ve iç salgı bezleri gibi organlarda, değişen koşullara uygun özel yanıtlar gelişir ve canlı kendisini bu yeni duruma uyarlayabilir.

Bugün fizyologlar, hücre, doku ve organlarda derledikleri bilgilerin ışığında, canlının bir bütün olarak çevresine nasıl uyum sağladığını araştırırlar. Kısacası, kalıtımın biyokimyasal temellerinden ve moleküler biyolojiden başlayarak hayvanlardaki davranış özelliklerine varıncaya değin çok geniş bir araştırma alanı bugün fizyoloji teriminin kapsamına girmiştir.

Fizyoloji laboratuvarları

    Elektrofizyoloji laboratuvarı (EEG, EMG, EKG)
    Hematoloji laboratuvarı
    Kan bileşenleri ve Kan bankacılığı
    İmmunoloji laboratuvarı
    Biyokimya laboratuvarı
    Genetik laboratuvarı
    Nörofizyoloji laboratuvarı (Uyku, davranış, kognisyon)
    Duyu laboratuvarı (Odyoloji, görme, denge)
    Ağrı ve Akupunktur laboratuvarı
    Egzersiz laboratuvarı
    Solunum laboratuvarı
    Endokrin (Hormon) ve metabolizma laboratuvarı
    Ürodinami laboratuvarı
    Hiperbarik Oksijen laboratuvarı
    Yükseklik-sualtı-uzay laboratuvarı
    Yaşlılık laboratuvarı (Geriatri)
    Fonksiyonel radyoloji laboratuvarı

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net