Filozof.net

Mizaç Nedir? Tanımı (Psikoloji)

MİZAÇ

Mizaç, kişinin, davranışının bütün görünümlerini ve dünyayı, insan ilişkilerini algılamasını belirgin biçimde etkileyebilen uzun süreli ve dayanıklı içsel yaşantısı şeklinde tanımlanabilir. Fakat gerek gündelik dilde, gerekse bilim adamları tarafından bilim dilinde kullanılan bu kavramm her iki kullanım alanında da tam bir kargaşa vardır. Bu nedenle mizacın anlamını net bir şekilde verebilmek için bazı başka kavramların da açıklanmasına gerek olacaktır.

Dilimize coşku olarak çevrilmekte olan emotion kelimesi, psikolojik, bedensel ve davranışsal yanlarıyla karmaşık bir duygu durumudur. Aslında her duygunun psikolojik, bedensel ve davranışsal bileşenleri vardır. Örneğin öfke, yalnızca bir kimseye bir duruma karşı olumsuz algılamalarımızı değil, kalbimizin daha hızlı çarpmasını, ağzımızın kurumasını, kaşlarımızın çatılmasını, yumruklarımızın sıkılmasını da kapsar. Ama duygu derken, genellikle bir emosyonun yalnızca psikolojik bileşenini söz konusu ediyoruzdur. Gündelik dilde ise duygu ve duygulanmak kavramları daha çok sevgi, üzüntü, hoşlanma, gurur duyma anlamlarıyla sınırlı olarak kullanılmaktadır.

İşte emosyonların (karmaşık bir duygu durumu anlamında) içsel ve uzun süreli olanına mizaç; dışsal ve kısa süreli olanına da duygulanım (affect) adı verilir. Mizaç ve duygulanım arasında nicelik yönünden de bir ayrım yapılabilir: Mizaç, duygulanıma göre daha az yoğunlukludur. Ama daha yakından bakıldığında, mizaç ve duygulanım arasında kopmaz bir iç bağlantı olduğu görülür. Mizaç aynı zamanda duygulanımın fonunu oluştururken, duygulanımda aynı zamanda mizacın dışsal ifadesidir. Mizaçtan sözederken kişinin şimdiki olduğu kadar geçmişteki duygu durumunu, duygulanımdan sözederken kişinin yalnızca şimdiki duygu durumunu kastederiz, örneğin "sıkıntılı mizaca sahip bir kimse" dediğimizde, o kişinin şimdi ve geçmişte sıkıntılı bir insan olduğunu; "sıkıntılı bir duygulanım içindeki bir kimse" dediğimizde ise, o kişinin şu anda yoğun bir sıkıntı içinde olduğunu anlatmak istiyoruzdur. Yine örneğin sıkıntılı mizaca sahip bir insanın gündelik hayat içinde zaman zaman neşeli ve güleryüzlü, zaman zaman çok ileri düzeyde gergin, sıkıntılı, öfkeli olabilmesi, onun mizacındaki değil, duygulanımındaki değişikliklerdir.

Bilimsel kullanımı sırasında duygulanım, dışsal ve kısa süreli emosyon türleri olarak değil, emosyanlann biçimleriyle ilgili olarak sınıflanır. Buna göre sınırlı duygulanım (emosyonel ifadenin genişliği ve