Siyonizm

Antik Kudüs kentinde Siyon tepesindeki ilk Musevi tapınağının IÖ 586’da Babilliler’ce yakılmasından sonra buradan sürülen Yahudiler arasında bir Mesih’in onları yeniden Siyon’a götüreceği inancı yerleşmiştir. Zamanla Siyon Kudüs kentiyle eşanlamlı olarak kullanılmaya başlanmış, nihai amacı Yahudiler’in Filistin’e yerleşmesi olan dini ya da siyasi akımların tümü de Siyonizm olarak adlandırılmıştır.

Yahudi sorununun ortaya çıkmasının temel nedeni olarak Yahudiler’in yaşadıkları ülkelerde varlığım sürdüren Anti-Semitizm (Yahudi aleyhtarlığı) gösterilmektedir. Hıristiyanlar İsa’ nın çarmıha gerilmesine Yahudiler’in neden olduğunu düşündüklerinden 19. yy’a değin Anti-Semitizm’in temel nedeni dinseldir. 19. yy sonuna doğru Aydınlanma Dönemi’nin etkisiyle Yahudiler’e yurttaşlık hakkı verilmesinden sonra onların siyasi ve iktisadi alanda etkin olmalarıyla birlikte Anti-Semitizm’in de niteliği değişmiş, özellikle bankacılık kesiminde büyük bir paya sahip olan Yahudiler’e karşı iktisadi durumları bozulan orta sınıfların tepkisi niteliğine bürünmüştür.

Yahudi aleyhtarlığına karşı Yahudiler’in geliştirdiği ilk önemli düşünce akımı 18. yy sonunda Reform Musevilik ’i olarak adlandırılan Haskala hareketidir. Bu akımın öncüleri Yahudiler’i dini ve ahlaki olarak ortak özellikler taşıyan bir topluluk olarak görmüş, kurtuluşlarının içinde bulundukları topluma kaynaşmakla gerçekleşeceğini ileri sürmüşlerdir. Bu görüşün tersine Yahudiler’in din birliğinin yanı sıra ulus özellikleri taşıdıklarını ileri süren ve ancak ayn bir devlet kurarak kurtulabileceklerini savunanların en önemlileri Moses Hess, Leib Pinsker (1821-1891) ve Theodor Herzl’dir.

Pinsker bir Yahudi devletinin kurulabilmesi için önce Yahudiler’in Filistin’e yerleşmeye başlamalarının gerektiğini savunur. Onun çağrısıyla Filistin’de kolonizasyonu desteklemek amacıyla Avrupa’nın birçok yerinde Siyon Âşıkları (Hoveve Ziyon) adıyla anılan demekler kurulmuştur. Herzl ise kolonizasyorıa başlamadan önce bir Yahudi devleti kurulması konusunda büyük devletlerin desteğinin sağlanması gerektiğini düşünür ve diplomatik ilişkilere öncelik tanır. Herzl’in Siyonizm’i örgütlü bir siyasi güç haline dönüştürmesiyle Siyonist hareket bir dönüm noktasına gelmiş, İsrail Devleti’ nin kurulması yolundaki süreç hız kazanmıştır. Siyonizm, İsrail’in kuruluşundan sonra bir zamanlar kutsal Yahudi Devleti’nin egemenliğindeki Nil’den Fırat’a kadar uzanan tüm topraklan ele geçirmeye yönelik yayılmacı bir ideolojiye dönüşmüştür. Yahudiler’in Avrupa ülkelerinde aşağılanmalanna son vermek için örgütlenen Siyonistler, kendilerine ait bir devlet kurduktan sonra Araplar’m bölgedeki haklannı hiçe saymış, onlan topraklanndan kovmak için kitle katliamlanna girişmişlerdir. 20. yy’ın ikinci yansında aşın milliyetçilik ve saldırganlık Siyonizm’in en belirgin özellikleri olmuştur.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Güvenlik kodu
Yenile

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net