Soyadı Yasası

16 Haziran 1934 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının öz adlarından başka bir de soyadına sahip olmasıyla ilgili yasa kabul edildi. Medeni Kanun'da soyadı ile ilgili hükümler vardı. Bundan dolayı soyadı almayı kanun kapsamına almak, soyadlarını nüfus kütüklerine işlemek, herkes için bu ad üzerinde tasaruf hakkı tesbit etmek gerekiyordu. Soyadı Kanunu ile bunlar gerçekleşti.

Aynı adı taşıyan kişilerin birbirinden ayrılması, kişilerin aile bağlarının belirtilebilmesi için Osmanlı Devleti'nin son döneminde kadın ve erkek kişilerin adları baba adıyla birlikte kullanılmaya başlamıştı. Ancak bu sistem de yeterli olmamıştı. Kabul edilen kanunla her Türk özadından başka soyadını da taşıma zorunda tutuldu. Söyleyişte, yazışta, imzada özad önde, soyadı sonda kullanılacaktı. Rütbe ve memuriyet adları, aşiret ve yabancı soy ve ulus adları, edebe uygun olmayan ya da iğrenç ve gülünç sözler soyadı olarak alınamayacaktı.

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Güvenlik kodu
Yenile

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net