Eski Cuma Camii. Selanik'te II. Murad tarafından kiliseden çevrilen cami.

Türk döneminde adı Vardar caddesi, şimdi ise Egnatia caddesi olan ana yo­lun kuzeyinde bulunmaktadır. Selânik'in 1430'da fethinin hemen arkasından ca­miye çevrilerek ilk cuma namazı kılınan yer olduğundan Eskicuma Camii olarak adlandırılmıştır. M. Tayyip Gökbilgin ta­rafından yayımlanan bir vakıf kaydında adı geçen cami de burası olmalıdır. Bu kayda göre yapı II. Bayezid döneminde 894'te (1489) tamir görmüş, bunun için gerekli olan 30.000 akçe Edirne'deki Mu­radiye İmareti'nden sağlanmıştır. Ay­rıca Sidrekapısı madeninden 232 kan­tar kurşun getirilerek bu tamirde çatı­sının kaplanmasında kullanılmıştır. 933'-te (1526-27) caminin görevlileri tarafın­dan işletilen üç mezraası bulunuyordu.

1078 yılı Receb ayında(Ocak 1668) çık­tığı yolculuk sırasında Selânik'e de uğ­rayan Evliya Celebi buradaki selâtin ca­mileri arasında Eskicuma Camii'ni de zik­retmiştir. "Tarz-ı kadîm" bir yapı olarak tarif ettiği caminin üstünün kurşun ör­tülü olduğunu bildirir; ancak kubbesiz olduğu halde onun "kubbe-i azfm" iba­resiyle neyi anlatmak istediği pek açık değildir. İçinde yirmi dört adet mermer direğin bulunduğunu belirtmesi ise ger­çeğe uyar. Ayrıca binanın uzunluğunun 200 ayak. genişliğinin ise 110 ayak ol­duğuna da işaret eder.

Eskicuma Camii'nin içinde Türk döne­minin hâtırası olarak mermer sütunlar­dan birinin gövdesi üzerine işlenmiş bir kitabe görülür. Oval bir çerçeve içindeki bu yazıda Selânik'in Sultan Murad tara­fından fethedildiği yazılarak 833 (1430) tarihi de işlenmişti. Fakat bozuk ifadeli bu kitabenin yazı bakımından XV. yüzyıl üslûbunda olmadığı ve çok geç bir dö­nemde yazıldığı tahmin edilmektedir. Se­lanik'teki Türk hâkimiyeti döneminde caminin mimarisinde değişiklikler yapıl­dığı, çatının -belki bir yangından sonra-eskisinden farklı bir biçime sokularak üstünün kiremit örtüldüğü, pencerele­rin çoğunun örüldüğü eski fotoğraflar­dan anlaşılır. 1900 yıllarında Balkan Har-bi'nden önce Eskicuma Camii'nin büyük ölçüde tamirine girişilmiş, pek çok yer sökülmüş ve örülü pencereler açılmış, hatta alt sıradaki kemerlerin yüzeylerin­deki sıva ve badanalar kazınarak altla­rındaki mozaikler meydana çıkarılmış­tır. Restorasyon işlerini Fransız mima­rı M. Le Tourneau yapmış, fakat onun 1912 yılı başında birden bire ölümü ve Balkan Harbi'nin başlaması ile çalışma­lar durmuştur. Selanik Türk idaresinden çıktıktan sonra Eskicuma Camii'ndeki bütün Türk ilâveleri kaldırılarak 1930-dan itibaren bina yeniden kiliseye dönüş­türülmüştür. Son yıllarda içinde kuzey­doğu köşesinde mozaik döşeme süsle­mesi bulunmuştur.

Kilise olarak asıl yapılış tarihi bilinme­yen Eskicuma Camii'nin V. yüzyılın ilk yansında veya ortalarına doğru inşa edil­diği tahmin edilir. Önceleri Aya Paraskevi Kilisesi olduğu sanılırken sonraları bu­nun yanlışlığı anlaşılmış ve gerçekte ki­lisenin Meryem adına yapıldığı, pek çok Bizans kaynağında adı geçen Akheiro-poietes Meryemi Kilisesi'nin burası ol­duğu tesbit edilmiştir. Binaya yakıştırı­lan Paraskevi adı da Eskicuma adının Grekçe'ye çevrilmesi suretiyle ortaya çık­mış olup (Paraskevi = Cuma) gerçekle bir ilgisi yoktur.

Bina klasik üç nefli (sahn) bazilika bi­çimindedir. Nefleri iki dizi halinde her bir sırada on iki adet olmak üzere sütunlar ayırır. Orta nefin sonunda yarım yuvar­lak bir apsis çıkıntı teşkil eder. Yan neflerin üzerlerindeki galeriler de sütunludur. Burası cami olduğunda bu sütun­lar paye haline getirilmişti. Ayrıca yan cephelerde sıralanan bol sayıdaki ke­merli pencereler de örülmüştü. Üstü ki­remit kaplı ahşap ve dört meyilli çatı ile örtülü olup bu şekil Türk dönemindeki son çatının yenilenmiş halidir. Aslında orta nefın üstünün çifte meyilli bir çatı biçiminde olması gerekir.

Cami tekrar kiliseye çevrildiğinde alt sıradaki kemerleri çerçeveleyen kalem işi nakışlarla kemerlerin aralarında yu­varlak çerçeveler içindeki yazılar da or­tadan kaldırılmıştır.

TDV İslam Ansiklopedisi

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net