Emîr Buhârî Tekkesi. XIX. yüzyılda İstanbul Unkapanı'nda inşa edilen bîr Nakşibendî tekkesi.

Tekkeye adını veren Nakşibendî şeyhi Emîr Ahmed Buhârî (ö 994/1586), Buhara'dan İstanbul'a gelerek Unkapanı'nda Üsküplü caddesiyle Yeşil Tulumbalı sokağının kavşağında bulunan bir evde ikamet etmiş, vefatından sonra III. Murad tarafından kabrinin üzerine bir tür­be inşa ettirilmiş, ancak türbe zamanla ortadan kalkarak yerine evler yapılmış­tır. Tekkenin son şeyhi Ali Fakrı Efendi, Ahmed Buhârî'nin II. Mahmud'un rüyasına girerek kendisini bu durumdan kur­tarmasını istediğini, padişahın da ulemâ­dan ve Nakşibendî şeyhlerinden Musta­fa Mısrî Efendi'ye şeyhin mezarını bul­masını irade ettiğini. Mustafa Mısrî Efen­di'nin mezarı keşfen bulduğunu, padişa­hın emriyle evlerin yıkılarak yerine bir türbe ve tekke inşa edildiğini söyler. Tek­keye ilk olarak Mustafa Mısrî Efendi (ö. 1237/1822) şeyh tayin edilmiş, vefatından sonra yerine Kıbrıslı Şeyh Hasan Hilmi Efendi (ö. 1248/1832) geçmiştir. Üskü­darlı Ali Behçet Efendi'nin halifesi ve Ha­san Hilmi Efendinin damadı Rıfkı Efendi döneminde 1836 yılında tekke binaları­na bazı ilâveler yapılmıştır. Rıfkı Efen­di'nin ölümü üzerine (ö. 1271/1855) Be­şiktaş'taki Yahya Efendi Dergâhı türbedarı Şeyh Mahmud Efendi seccadenişin olmuş, vefatından (1291/1874) sonra ye­rine oğlu Ali Efendi (ö. 1294/1877) tayin edilmiştir. Tekkenin son şeyhi Ali Fakrî Efendi (ö. 1928), 1877'den tekkelerin kapatıldığı 1925 yılına kadar bu görevi sürdürmüştür. 1906'da onarım gören Ahmed Buhârî Tekkesi, tekkelerin kapa­tıldığı tarihte bakımlı bir durumdayken Cumhuriyet'ten sonra bakımsızlıktan ha­rap olmuş ve yakın geçmişte tevhidhâ-nesi yanarak ortadan kalkmıştır. Türbe ise nisbeten sağlam ve bakımlıdır. Ardiye ve mesken olarak kullanılan diğer bölüm­ler son derece harap ve sonradan yapılan başka binalarla sarılmış durumdadır.

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net