Filozof.net

Anasayfa

Sevde binti Zem’a Kimdir, Hayatı (Hz.Muhammed'in Eşleri)

Sevde binti Zem’a Hz. Muhammed'in ikinci eşi. "Mü'minlerin annesi" ünvanını kazanan bir hanımdır. Babası Kureyş’ in Âmir b. Lüey kolunda Zem'a b. Kays olup annesi ise yine Kureyşli Şemmus binti Kays’dır.

İslâmiyetin geldiği ilk yıllarda; kocası Sekran ile iman ederek müslüman oldular. Bu sırada İslam tebliğini engellemeye çalışan Mekkeli müşriklerin müslümanlara yaptıkları, akıllara durgunluk verecek eza ve cefalar dayanılmaz hâle gelmişti. Bunun üzerine Hz. Muhammed'in tavsiyesiyle yapılan 82 erkek ve 18 kadından oluşan ikinci Habeşistan hicretinde yer alan Zem'a'nın kızı Sevde ile kocası, aynı zamanda amcasının oğlu Sekrân b. Amr, Habeşistan'a birlikte göç etmişlerdi. Bunlar bir süre Habeşistan'da kaldıktan sonra bazı muhacirlerle birlikte tekrar Mekke'ye döndüler. Dönüşlerinden kısa bir sonra Sekrân Mekke'de öldü (Bazı kaynaklarda Sekrân'ın Hristyanlaşıp Habeşistan öldüğüde geçmektedir).

Hüzün Senesi'nde Hatice’nin vefatından sonra, Hz. Muhammed, en yakın ve teselli edici bir dosttan mahrum kalmıştı. Bir tarafta teblig vazifesi, diğer tarafta çocukları ve evi, O'nun gayretini bekliyordu. Bu hal, O'nu bir hayli yormuş ve yıpratmıştı. Hele Taif olayından sonra, biraz daha çökmüş gibi idi. İşte bu sıralarda, ashabtan Osman bin Ma'zun’un ailesi Havle’nin tavsiyesi üzerine Sevde binti Zem’a ile evlendi. Sevde, Hz. Muhammed'in yapmış olduğu evlilik teklifini olumlu karşıladı, ancak bu konuda babasından da izin alınması gerektiğini bildirdi. Babası, bu evliliğe razı olduğunu bildirince evlilik gerçekleşti (M. 620).

Sevde’nin evliliğine o dönemde henüz müslüman olmayan kardeşi Abd bin Zem'a şiddetle karşı çıkmıştı. Hatta nikâh sırasında hac yapmakta olan Abd, haccını yarıda bırakarak geri döner, saçını başını yolarak bu evliliğe razı olmadığını gösterir. Abd b. Zem'a daha sonra müslüman olunca o gün yaptıklarına pişman olmuştur. Sevde'nin bu evliliği, akrabalarının ve kabilesinin İslam’a ve Müslümanlara ısınmalarına vesile olmuş, onun sayesinde ailesinden pek çok kişi İslam'a girmiştir.

Sevde evlendikten bir süre sonra, Hz.Muhammed ve kızları ile ilişkilerinde bazı aksamalara meydan veriyordu. İbn Hişam'ın Siret'inde, Hz.Muhammed'in Sevde'yi boşamaya niyetlendiği şu olay da yer alır. Sevde, ölen eşinin kardeşi Süheyl b. Amr'ı Bedir savaşı esirleri arasında ve elleri bağlı olarak görünce şöyle dediği nakledilir: "Ey Ebâ Yezid! Kendinizi nasıl teslim ettiniz? Şerefinizle ölemediniz mi?" Hz. Muhammed bunu duyunca ona: "Sevde! Sen Allah'a ve Rasûlüne karşı mı geliyorsun?" deyince Sevde: "Ey Allah'ın Rasûlü! Seni hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, Ebû Yezid'i böyle görünce bunları söylemekten kendimi alamadım" cevabını verdi. Bunun üzerine Hz. Muhammed, Sevde'yi boşamaya niyetlendi, ancak Sevde ona: "Ey Rasulallah, beni boşama! Merhameten nikâhında tut! Beni kaybolmakla yüzyüze bırakma" diye yalvardı. Hz.Muhammed de onun bu ricasını kabul etti. Yine İslâm kaynakları, bu olaydan sonra Hz. Muhammed ile evlilik hayatlarının pürüzsüz bir şekilde devam ettiğinde müttefiktirler.

Uhud Savaşına katılarak, savaşta cephe gerisinde yaralanan birçok müslümanın yarasını sarmak, su taşımak gibi hizmetler ifa etmiştir. Sevde, Hz. Muhammed'le Veda Haccı’nda bulunmuş, onun vefatından sonra bir daha hac ve umreye gitmemiştir. Sadece beş hadis nakletmiştir. Bunlardan biri Buharî'nin Sahihi'nde bulunmaktadır. Sevde, en kuvvetli rivâyete göre, Ömer'in hilâfeti sırasında H.19/M.640 'da vefat etmiştir.