Filozof.net

Anasayfa

Fecri Ati Topluluğu Nedir, Dönemi, Edebiyatı, Özellikleri

Fecr-i Âtî, Türkiye'de 1908 yılındaki Meşrutiyet ilanından sonra ortaya çıkan ilk edebî hareketin adıdır. Edebiyatı Cedide'ye hareketi olarak ortaya çıkmıştır. 1901 yılında Servet-i Fünûn mecmuasının kısa bir süre kapatılması üzerine, bu mecmua çevresinde toplanan ve Servet-i Fünûn edebiyatını oluşturan şair ve yazarlar topluluğu dağılmış, 1908 yılına dek sessizlik sürmüştü. II. Meşrutiyet'ten sonra genç sanatçılar Edebiyat-ı Cedide'ye karşı olarak yeni bir edebi oluşum meydana getirdiler. Önceleri ayrı dergilerde yazan Yakup Kadri(Karaosmanoğlu), Şehabeddin Süleyman, Cemil Süleyman, Mehmet Fuat (Köprülü), Müfîd Râtib, Refik Halid(Karay) 20 Mart 1909 tarihinde İstanbul'da Hilal matbaası'nda ilk toplantılarını yaparak oluşumlarına Fecr-i Âtî encümeni ismini verip yine aynı isimle Fecr-i Âtî (geleceğin aydınlığı) bir de dergi çıkarma kararı aldılar. Ancak bu dergi yayınlama kararı hayata geçemedi. Fecr-i Âtî topluluğu edebî faaliyetlerini Servet-i Fünûn dergisi etrafında devam etti. Daha sonra Fecr-i Âtî topluluğu yavaş yavaş genişledi. 24 Şubat 1910 tarihli Servet-i Fünûn (sayı-977) mecmuasında bir beyanname yayınlayarak kendilerini kamuoyuna tanıttılar.

Türk edebiyatında bir ilk olan bu beyanname de kısaca şu görüşlere yer verilmiştir.

  • Edebiyat şahsî ve muhteremdir.
  • Edebiyatın önemi ve ciddiyeti millete anlatılmalıdır. Memleketin sanata ve ilmî çalışmalara ihtiyacı vardır.
  • Sanat ve edebiyat boş zamanın verdiği sıkıntıyı gidermek için vasıta değildir. O, hislerin eğitimine yardım ederek milletin gelişmesini sağlar.
  • Edebiyat-ı Cedide'nin, Namık Kemal'den itibaren müdafaa ettiği edebiyat anlayışı halka mâledilememiştir.
  • Edebiyat-ı Cedide'ciler Meşrutiyet'ten sonra sanat ve edebiyatla ilgilenmemişlerdir.
  • Fecr-i Âtî topluluğu dilin ve edebiyatın gelişmesine hizmet etmek üzere kurulmuştur.
  • Topluluk, Batılı ülkelerin edebiyatlarını Doğu'ya, Doğu'nun edebiyatını da Batı'ya tanıtacaktır.

Beyannamedeki görüşler bir takım tartışmalara yol açtı. Servet-i Fünûn ve Resimli Kitap gibi dergilerde Fecr-i Âtî'nin sanat anlayışını anlatan yazılar yazıldı.

Fecr-i Âtî'nin görüşlerini, Yakup Kadri, Celal Sahir, Ahmet Haşim, Müfid Ratib, Köprülüzade Fuad, Ali Canib Resimli Kitap'ta savunurken, bunlara Mehmed Rauf, Hüseyin Suad, Raif Necdet(Kestelli) de Servet-i Fünûn'da cevap verdiler.

Fecr-i Âtî mensubları Tevfik Fikret, Halid Ziya, Cenab Şahabeddin ve Mehmet Rauf'u tenkit ediyorlar, karşılarındakiler ise onları yenilik getirmemekle suçluyorlardı.

Selânik'te yayımlanan Genç Kalemler dergisinde Fecr-i Âtî mensuplarını tabii dil kullanmak ve ferdiyetçi olmamakla suçlamaları, toplulukla kopmalara sebep oldu. Hamdullah Suphi, Ali Canib, Celal Sahir'in Genç Kalmelere katılmaları sonrası, topluluk 1912 yılında tamamen dağıldı.

Fecr-i Âtî mensuplarının hemen tamamı Milli Edebiyat akımının içinde yer aldılar. Böylece topluluk Edebiyat-ı Cedide ile Milli Edebiyat arasında bir nevi köprü görevi görmüştür.



FECR-İ ÂTÎ EDEBİYATI

İkinci Meşrûtiyetten (1908) sonra, 20-30 yaşlarındaki genç edebiyatçıların kurduğu bir topluluk. Fecr-i Âtî, gerçekten bir edebî akım hüviyetini alamamış, ancakdevrin genç edebiyâtçıları tarafından yapılan bir kaç toplantıdan ibâret kalmıştır.

Servet-i Fünûn Dergisi, 1901 yılında kapatılınca, Servet-i Fünûncuların her biri bir yana dağılmıştır. 1908’de İkinci Meşrûtiyetin îlânından sonra da bunlar bir araya gelemediler. 1901-1908 yılları arasında yetişen bâzı gençler, Celâl Sahir’in başkanlığında Fecr-i Âtî (Gelecekteki Gün Doğuşu) adiyle Servet-i Fünûn Dergisi etrafında toplandılar. Faaliyete geçmeden önce görüşlerini Servet-i Fünûn Dergisi’nde bir beyannâmeyle açıkladılar. Bu bayannâmede:

“Edebiyâtsever ve azimli olduklarını,Avrupa’daki benzerlerinin küçük bir örneğini temsil etmeye çalışacaklarını, Garbın bu husustaki fikirlerini,Şarkın ufuklarına nakletmek arzularını” belirtiyorlardı.

Sanatta ferdiyetçiydiler. (Sanat, şahsî ve muhteremdir.) görüşünde birleşiyorlardı.

Fecr-i Âtî yazarları kendilerinden önceki Servet-i Fünûn sanatçılarını inkâr ederek işe giriştilerse de, toplu olarak düşünüldüğü zaman yeni bir şey getiremediler.Yalnız aralarında bâzıları çeşitli yollardan yürüyerek, edebiyatımızın kazandığı en mühim şahsiyetler arasına girdiler.

Fecr-i Âtî’ye katılan başlıca sanatçılar: Ahmed Hâşim, Fuad Köprülü,Yâkub Kadri, Emin Bülent, Refik Hâlid, Hamdullah Suphi, Şehâbettin Süleyman, İzzet Melih, Ali Sühâ, Tahsin Nâhit, Fâzıl Ahmed, Fâik Ali, Celâl Sâhir vs. dir.

Netice olarak; bir sanat görüşü vermeye çalışan Fecr-i Âtî gençlerinin, kurmaya çalıştıkları bu topluluk çabuk dağılmıştır.

Rehber Ansiklopedisi