Maoculuk, Maoizm Nedir, Ne Demek, Tanımı, Felsefesi, Tarihi

mao e-tung.gif 45 159 Maoculuk

Çinli devlet ve siyaset adam Mao Çe-Tung´un Marksist-Leninist teorisine Çin şartlarında getirdiği farklı bir yorumdur. Çin Komünist Partisinin VII. Kongresinde “Çin´e özgü Marksizim-Leninizm” olarak tanımlanmıştır. Genel olarak Mao Çe-Tung´un kuramı ve felsefesini ifade etmektedir.

Maoculuk´un ortaya çıkması Çin Halk Cumhuriyeti ile Sovyetler Birliği arasındaki sürtüşmeye dayalıdır. 1949´da Çin Halk Cumhuriyeti kurulduğunda Sovyetler Birliğiyle iyi ilişkiler geliştirilmekle beraber, 1961´e doğru ilişkiler kopma noktasına geldi. Mao, kalkınmada sanayiin yanında tarımın ve köylülerin öne geçirilmesini istiyordu. Uluslararası alanda da Sovyetlerin hegemonyasını kabul etmiyordu ve Sovyetleri revizyonizmle suçluyordu. Maoculuğun temel ilkesi mücadelede kitlelerin gücüne olan inançtır.

Maoculuk 1966-68 yıllan sırasında yaşanan Kültür Devrimi´nde asıl şekline kavuşmuştur. Çin Komünist Partisi´nin ilk kongresi olarak kabul edilen ve içinde Halk Cumhuriyeti kurma karan da alınan 1921 Kurultayı´ndan sonra Mao Çe-Tung´un formüle ettiği hareket bundan biraz farklıdır. Bu nedenle de sadece Çin´de sosyalizmin oturtulma süreci için kullanılmaz. “Uzun Yürüyüş” esnasında benimsenen devrimci strateji ve devrimci taktik de, bu kelimenin ayrılmaz parçasıdırlar. Bu iki unsur aynca iki önemli keşfin anahtarıdır. Bu keşiflerden biri köylülerin de devrim için potansiyel güç oImalan, diğeri kitleleri harekete geçirip devrimci mücadeleyi yığınlann savaşı haline getirme zarureti, yani halka dayanan halkçı bir mücadelenin verilmesidir.

Eğer Mao Çe-Tung´un tarihi eylemi, devrimci bilinçlenmeyi geliştirecek şekilde gelenekleri, görenekleri, düşünce kiplerini yıkmaya sırtını dayamışsa, bu dayayışın nedenini Batıda sanayi gelişimi diye algılanmaya başlanan ve eşitsizliğin yeniden palazlanışı haline gelen piyasa sosyalizmine karşı yapılan mücadelede aramak gerekir. Devrim yoluyla modern Çin´in kurulması işleminde önceliğin ideolojik savaşa verilmesinin de sebebi buydu. Kızıl Ordu´ya teslim edilen savaşmak, üretmek ve propaganda yapmak gibi üç hedefin özellikle sonunucusu, halkın aşkı ve el emeği sayesinde Kültür Devrimi´ne güç verdi.

Sözünü ettiğimiz Devrim, özellikle Güney-Doğu Asya´da ihtilal eksenli bir kutup oluşturmasına ve hatta 1968 Fransa´sında. olduğu gibi, dönem dönem gelen bir etki dalgası doğurmasına rağmen, Özellikle Mao´nun ölümünden bu yana hiçbir şekilde üçüncü dünya ülkelerinde bir aksiyon imkanı bulamadı.

SBA


Maoculuk

Maoculuk

Maoculuk ya da Maoizm, adını Mao Zedong’dan alan kapitalizm’in Avrupa’daki gibi bir gelişme seyri izlemediği Uzak Doğu toplumlarına özgü marksizm’in pratiği olarak ifade edilebilir.Maoizm,Marksizm-Leninizm biliminin 3. nitel aşamasıdır ve kırlardan şehirleri kuşatarak proleterya diktatörlüğüne ulaşabilmenin tek altın anahtarıdır.Maocu’ların asgari programlarında ise,bağımsızlığın sağlanması ve feodalizmin tasfiyesi vardır.

Asya tipi üretim tarzı olarak ifade edilen ve Doğu toplumlarına özgü olan bu durum Avrupa’dakinden farklı bir mülkiyet yapılanmasının bir sonucudur. Avrupa’da toprak sahibi Lordlar bulundukları bölgede Kralın yetkilerini paylaşır kendi bölgelerinde bağımsız hareket ederlerken Asya toplumlarında böyle bir durum görülmez, merkezi otorite güçlü yapısını devam ettirebilmek için toprağı bazı kişilere mülk olarak devretmez, ancak toprağın kullanım hakkını bazı koşullar altında devreder. Böylece ülke topraklarının tamamı devlete ya da aynı anlama gelmek üzere merkezi otoriteye bağlıdır. Böyle bir mülkiyet yapılanmasının sonucu olarak Asya toplumlarının üretim yapısı Avrupa’daki üretim yapısınından farklılaşmıştır. Mao bu ikili yapı içerisinde Marksizm’in hayata geçirilmesi ve sosyalist iktidarın kurulabilmesi için Asya toplumlarına farklı bir örgütlenme uygulamıştır.

Mao döneminde Çin nüfusunun önemli bir bölümü köylüydü. İşçi sınıfı ise birkaç büyük kentte çok sınırlı sayıda mevcuttu. Bu somut durum içerisinde Avrupa’daki gibi işçi sınıfının çoğunlukta olmadığı Çin’de işçilerin tek başlarına iktidar mücadelesi vermesi mümkün değildi. Bunu gören Mao, köylü sınıfının gücüne dayanan ancak işçi sınıfının “ideolojik öncülüğüne” dayanan bir mücadeleyi savundu. Buna göre işçi sınıfı Çin’de gelişmediği için kısıtlı bir güce sahipti. Köylü sınıfı ise toplumun çoğunluğunu oluşturduğu için etkin bir güçtü. Mao bu somut koşullar altında şehirlerde işçi sınıfının gerilla örgütlenmesinin başarısızlığa uğrayacağını bu sebeple yine işçi sınıfının “ideolojik önderliğine” dayanan bir köylü gerilla örgütlenmesi kurdu. Çin Kapitalizminin sadece merkezde güçlü olduğu ve çevrede etkili bir güce ulaşamadığı için mücadele çevreden merkeze doğru olmalıydı. Mao Çin’in çevrelerinde köylü gerilları ile başlattığı mücadele genişleyerek merkeze dayandı ve Çin’de Sosyalizm’in başarısıyla sonuçlandı. Ancak Mao sosyalist bir devrimin iktidarı ele almasının yeterli olmadığını asıl mücadelenin bundan sonra başlayacağını söyledi.

Kapitalizmin ideolojik etkilerinden, insan üzerindeki tahribatlarından, yabancılaşmadan kurtulabilmek için sosyalizmin yaşamın her alanına nüfuz edebilmesi için bir “Kültür Devrimi”ni savundu.

Daha yeni Daha eski