Keş Şehri Nerede, Tarihi, Eserleri, Nüfusu, Hakkında Bilgi

Keş. Özbekistan’da tarihî bîr şehir.

Muhtemelen VII. yüzyıl başlarında Semerkant’ın yaklaşık 50 km. güneydoğu­sunda kurulmuştur. Bugün çevresinin ve­rimli topraklarla çevrili olmasından dolayı Farsça’da “yeşil şehir” anlamına gelen Şehrisebz (halk arasında Şaar-sâbiz) adıy­la bilinir. Nüfusu 71.600’dür (2001 tan.).

Çin kaynaklarında Kia-Sha, Khie-Shuangna, Khusha, Khie-Shegibi adlarla anılan Keş Semerkant ile Belh arasındaki işlek ticaret yolunun üzerinde bulunmasından dolayı Ortaçağ’ın ilk ya­rısında ayrı bir canlılık kazanmıştı. Fakat eni ve boyu 1/3 fersah (yaklaşık 2 km.) olan kare planındaki şehrin, ortasında bir de iç kale bulunan merkezi müslümanlar tarafından fethedil-diğinde metruk durumdaydı ve insanlar sadece “rabaz” denilen dış mahallelerde yaşıyorlardı. Evler kerpiç ve ahşap malze­meden yapılmıştı. Çarşı rabazda, hapis­hane ile ulucami merkezde idi. Hudûdü’l-‘âlem’de bahsedildiğine gö­re şehir X. yüzyılın sonlarında mükem-mel bir su şebekesine sahipti; etrafı sur­larla çevrilmişti ve bugün yerleri tesbit edilemeyen dört kapısı vardı.

Mâverâünnehir’i fethetmeye gelen İs­lâm orduları kumandanı Horasan Valisi Mühelleb b. Ebû Sufre karargâhını Keş’te kurmuştu. Bir zamanlar Mâverâünne-hir’in en önemli şehri sayılan Keş, Sâmâ-nîler döneminde âdeta boşalmış ve ha­rabe haline gelmeye yüz tutmuştu. Şeh­rin terkedilmesinin sebebi, Semerkant ile Buhara’nın gelişerek siyasî bakımdan öne çıkmaları ve bölgede önem kazanma­ları idi. 780’li yıllarda Türgiş ve Karluk boyları Mâverâünnehir’e ve dolayısıyla Keş’e geldiler. Moğol istilâsı sırasında şehrin adından hiç bahsedilmemektedir. Bunun sebebi herhalde 617 (1220) yılın­da bölgeye gelen Moğollar’a şehrin zorluk çıkarmadan teslim olmasıdır. Daha sonra Keş ve çevresi Çağatay hanlarına kışlak vazifesi görmeye başladı.

Timur’un Keş yakınındaki Hoca Ilgar kö­yünde doğması ve bu yörede yetişmesi dolayısıyla şehir XIV. yüzyılda yeniden önem kazandı ve özellikle bu hükümdar zamanında imar edildi. Yapılan binaların en dikkat çekicisi 1380 tarihli Ak Saray’­dır. Şehrin birkaç kilometre uzağında bu­lunan bu eserin sadece 56 m. yüksekli­ğindeki âbidevî taçkapısı günümüze ulaş­mıştır. 1387’de şehir Altın Orda Hanı Tbk-tamış tarafından yağma edildi. Ertesi yıl Timur bu yağmanın izlerini ortadan kal­dırıp büyük kurultayını burada topladı. 1404’te tekrar buraya gelerek büyük say­gı duyduğu Şeyh Şemseddin Kular’ın me­zarını ziyaret etti. Keş onun ölümünden sonra taht mücadelelerine sahne oldu ve büyük zarar gördü.

Buhara Hanlığı’nın XVI. yüzyılın ikinci yarısında iç karışıklıklara sahne olması üzerine Keş Semerkant ve Belh gibi ba­ğımsızlığını İlân etti. Bu dönemde bura­da basılan sikkeler üzerinde Şehrisebz adı kullanıldı. Ancakll. Abdullah Han XVI. yüzyılda bu şehirleri tekrar Buhara’ya bağlamayı başardı.XVIII. yüzyılın başla­rında Hokand Hanı Ebû Rahim. 1860’ta da Buhara Hanı Nasrullah Han Keş’i idare­leri altına aldılar. Şehir 1865’te Ruslar’ın eline geçti. Siyasî ve askerî gelişmelere paralel olarak birkaç defa Rus kuvvetleri­nin geri çekilmesine rağmen işgal 1920’de kesin bir Sovyet yönetimine dönüştü. Bugün, 31 Ağustos 1991’de bağımsızlığı­nı ilân eden Özbekistan Cumhuriyeti’nin Kaşkadaryo yönetim birimine bağlı şe­hirlerinden biridir ve tarihî eserleri, tabii güzellikleriyle turistik bir merkez olma yolundadır. 1437’de Uluğ Bey’in yaptırdı­ğı Kök-Gumbaz Camii, Timur’un inşa ettirdiği Dârüttilâvet ve Dârüssaâdet adlı türbeler şehrin önemli tarihî yapılandır.

Daha yeni Daha eski